İtalya’dan Fransa’ya Uzanan Bir Aşk; Makaron!

Paris’e gideceğimizi ilk öğrendiğim andan itibaren aklıma düşmüştü bu güzellik. Eyfel kulesini evet çok merak ediyordum, yada geleneksel tatlarını, müzelerini, Paris’in moda şehri olmasını…

Ama beni ilk görüşte kendine aşık eden bir şey vardı!

Size biraz ipucu vereyim; gözlerinizi kapatın ve düşünün!

Capcanlı renkleri, albenili kutuları ve kurabiyeden çok oyuncağa benzeyen görüntüleri, sanki çizgi filmden çıkmış gibi rengarenk beze topları. Aklınıza geldi değil mi?

İşte karşınızda Makaron…

Bizim Fransız tatlısı olarak bildiğimiz makaron bir İtalyan tatlısı, aslında kurabiyesiydi. Tarihi çok daha eskiye; Rönesans döneminde badem ve badem ununun bulunmasına dayanıyor.

Peki badem nasıl Avrupa’ya gitti? İşte bu hikaye sizin daha çok dikkatinizi çekecek. Şöyle ki;

Aydınlanma Çağı’nda Avrupa bir çok şeyi keşfettiği gibi bademi de keşfetti. Araplardan öğrendikleri badem onların mutfağında popüler olmaya başladı.

1453’te İstanbul’un düşmesiyle birlikte Avrupa’ya deniz yoluyla kaçan insanlarla birlikte bademler Suriye’den Avrupa’ya taşındı.

Badem ve badem unu da ilk olarak İtalyan Mutfağına adımını attı. İtalyanlar, bademleri tatlı yapımından ziyade kuru yiyeceklerin içerisine katkı maddesi olarak kullanmışlardı.

‘Maccarone’ adını verdikleri bu kurabiye aslında badem unu, yumurta akı ve şekerin birleşiminden oluşan kurabiyelermiş. Bizim acıbadem kurabiyelerimiz gibi ama daha ince ve ufak boyutta olanları düşünün.

Evet, İtalyanların kurabiyesi nasıl Fransa’ya gidip Macaron olmuş?

Karşınızda Medici Ailesi…

 

1500 yılında Floransa’nın soylu  Medici ailesinin kızları  Catherine de Medici, Fransa Kralı II. Henry ile hayatını birleştirerek Fransa’ya yerleşmiş. Yanında aşçılarını da getirerek İtalyan lezzeti olan ‘maccarone’ ile tanışmış bu sayede Fransızlar ve çok sevmişler.

Fransa’da aynı İtalyadaki gibi mutfaklarda pişmeye devam eden ‘maccarone’, hepimizin bildiği makaron’un babası Laduree’nin ortaklarından Pierre Desfontaines’in aklına düşmüş bir kere.

 

Pierre, çikolata ve kremadan oluşan bir sosla ( ganaj)  makaronları birleştirmiş ve aralarına bu sosu ekleyerek bugünkü formuna getirmiş.

İşte karşımız da makaron!

Zaman geçerken makaron’un rengarenk halleri, her türlü aromada yapılarak bugün hepimizin özellikle benim çok sevdiğim makaronlar her pastanede karşımıza çıkar oldu.

Dışarıdan satın alabileceğiniz gibi evinizde de makaron pişirebilirsiniz ama uzun ve zahmetli olduğu için sizi biraz zorlayabilir, Yonca çok güzel yapıyor ama itiraf edeyim!

Eğer yolunuz düşerse kendi yerinde makaron yemeden dönmeyin derim!

Fransa da en meşhur makaron durakları:

Ladurée: Makaronu ilk yapan yer! Her aromada çeşit çeşit makaron dünyası!

Pierre Herme: Pierre Herme Laduree’un pasta şeflerinden biriydi ve daha sonra kendi ismiyle dükkanını açtı. Makaronlara farklı bir dokunuş katarak, daha kalın ganaj kreması ve bezeleri ile farklı lezzet kombinasyonları oluşturdu.

Gérard Mulot: Makaronları daha tombik formda ve mevsim meyvelerine göre yaptığı makaronlarla fark yaratıyor.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir